FK:
Alparslan Bey öncelikle hoş geldiniz. Sizi biraz tanıtabilir miyiz? Bize
kendinizden bahsedebilir misiniz?
Hoş bulduk Feyza Hanım, 1972
yılında Osmaniye ili Kadirli ilçesi Aydınlar Köyünde dünyaya geldim. İlk, Orta
ve Lisesi eğitimimi burada tamamladım. Lise sonrası 1989 yılında 5 yıl tekstil
sektöründe dokumacı olarak Adana da hayat okuluna başladım. 1995 yılında
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik
başladım. 1999 yılında mezun olduktan sonra 1 yıl Özel Eğitim ve Rehabilitasyon
Merkezi Müdürlüğü yaptım. 2000 yılında Osmaniye ilimizde Psikolojik Danışman ve
Rehber Öğretmen olarak memuriyete başladım. 2012 yılında Kahramanmaraş ilimize
tayın olarak 2023 yılına kadar memuriyete devam ettim. 06 Şubat 2023 asrın
felaketi Kahramanmaraş Depreminden sonra emekliye ayrıldım. 2015 yılında eşim
adına kurmuş olduğumuz RA Pozitif Danışmanlık Merkezinde; Psikolojik
Danışmanlık, Koçluk ve Terapi hizmetlerime devam etmekteyim. 2016 yılında
Vessselam Dergisi, Yeni Vesselam ve Düşeyaz Dergisi Yayın Kurulunda bulunarak
yazım çalışmalarına başladım. Şuan derginin yazı işleri müdürü olarak
çalışmalarıma devam etmekteyim. Ayrıca emeklilik sonrası Kitap Ağacı
Yayınlarının kuruluşunda görev aldım. Şuana kadar “Hayat Okulunda ve Okul
Hayatında BAŞARININ YOLU”, “Başarı Yolcularına ANNE ve BABA Olabilmek” ve
“Başarı Yolcularına ÖĞRETMEN Olabilmek” kitaplarını yazarak BAŞARI alanında
çalışmalarıma seminer ve konferanslarla devam etmekteyim. Ayrıca 5 Mart 2026
yılında RA Pozitif Yayınlarını kurarak yayıncılık alanında çalışmalar
yapmaktayım. Kahramanmaraş ve Ulusal dergi, gazete ve internet sitelerinde köşe
yazı yazmaya devam ediyorum. Evli ve 3 çocuk babasıyım.
Bu çalışmalar ve yapacağım
çalışmalara baktığımda dünyaya geliş amacım haline getirdiğim AYDINLANMA ve
AYDINLATMA çalışmalarına devam etmekteyim.
FK:
Yazarlık ve psikolojik danışmanlık faaliyetlerini bir arada yürüttüğünüzü
görmekteyim. Mesleklerinizin çakıştığını düşündüğünüz durumlar oluyor mu?
Yazarlık bir üretim süreci bu
üretim sürecide bugüne kadarki deneyimlerden beslenmektedir. Benim deneyim
sürecimde hem hayat okulum hem de okul hayatım etkili oldu. Formal ve İnformal
öğrenme sürecinin kazanımlarını yazılarıma yansımaktadır. Özellikle
danışanlarımla yaptığım seanslar son dönemdeki yazım çalışmalarımın temelini
oluşturmaktadır. Şuan yaşamımda; Eş, Baba, Terapistlik, Eğitmenlik, Yazarlık,
İşletmecilik, vb. birçok rolleri oynuyorum. Roller bazen karışsa da etki olarak
güzel fikirler ve yazılara dönüşüyor.
FK:
Psikolojiye ve yazmaya olan tutkunuz takdire şayan. Sizi bu alanda yazmaya
iten, teşvik eden husus neydi?
Ben çok okuyan ve çok konuşan
biriydim. Kendimi bildim bileli okurum. Liseden sonra bu okumalarımı anlatmaya
başladım. Üniversite yıllarımda okuma ve konuşma dengelendi. Memuriyet ile
birlikte konuşma okumanın önüne geçti. Kahramanmaraş’a tayın olmamla beraber
edebiyat alanında etkileşimim arttı. Özellikle 2016 yılında Vesselam Dergisi
yayın kurulu ile tanışmamla birlikte bu etkileşim daha da arttı. Yayın
Kulundaki arkadaşlarım yazmaya teşvik ediyorlardı. Özellikle Veysel ALTUBAY
beyin ısrarı ve desteği ile yazmaya başladım. Vesselam Dergisi ve Kahramanmaraş
Bugün Gazetesinde yazmaya başladım. Ogün bugündür yazmaya devam ediyorum.
Okumaya, Konuşmaya ve Yazmaya dengeli şekilde zaman ayırmaya çalışıyorum.
FK:
İlginizin daim olmasını diliyorum. Ve biraz da kitaplarınızdan bahsetmek
istiyorum. “ hayat okulunda ve okul hayatında Başarının yolu” ve “ başarı
yolcularına anne baba olabilmek” kitapları ile yazın dünyasına adım attınız. Başarı
kelimesi sizin için nedir? Ne olmalıdır?
BAŞARI kavramını tanımlayarak
başlamak isterim. Bana göre başarı kişinin olduğu yerden olmak istediği yere
doğru giden bir yolculuktur. Dikkat edin yolculuk diyorum bu yolculuk hiç
bitmez insan ölene kadar devam eder. Eğer kişi bu yolcuğu zevkle eğlenerek
devam ettirebiliyorsa başarılıdır. O nedenle sonuç odaklı değil süreç odaklı
başarı tanımı benim için önceliklidir. Kişi mutlu ise başarılıdır. Sonuç
birilerine göre çok iyi olabilir. Lakin kişiyi mutlu etmiyor ise o iş orada
biter devamı gelmez.
Bende hayat Okulunda başarıyı
esas alarak okul hayatına yansımasına kitaplarımda değindim. Başarının üç saç
ayağı vardır. Aile, Öğrenci ve OKUL/Öğretmen saç ayaklarının içerisinde bana
göre hayat okulunda ya da okul hayatında olsun başarının en önemli ayağı
ailedir. Aile çocuğunu sorumluluk ve problem çözme gücüyle yetiştirirse o çocuk
her ortam da başarılı olur. Bu nedenle bu üç saç ayağına yönelik kitaplar
yazdım. İlk kitabımda “Hayat Okulunda ve Okul Hayatında BAŞARININ YOLU” ile
bireyin ve öğrencinin yapması gerekenleri anlattım. İkinci kitabım “Başarı
Yolcularına ANNE ve BABA Olabilmek” ile AİLE; Anne ve Baba etkisine değindim.
Üçüncü son kitabım “Başarı Yolcularına ÖĞRETMEN Olabilmek” ile okul ve
öğretmenin etkisini anlattım. Elbette ki bu konuda daha yazacaklarımız var.
Onlarında hazırlıklarına devam ediyorum.
FK:
Düşünceleriniz çok kıymetli. Cevaplarınız için teşekkür ediyorum. Psikolojik
tahlil üretimleriniz yazarlık sürecinde devam edecek mi? Hâli hazırda okurlarınızı
bekleyen sürprizler var mı?
Ben teşekkür ederim. Ben şuan
inanırım herkes işini yapsa her şey daha güzel olur. Ben işimle ilgili
alanlarda konuşmaya ve yazmaya devam edeceğim. Yayınevimin de yayın
politikasını bu çerçevede tutmaya çalışacağım. Şu bir gerçek ki insan zihni ve
davranışlarını ilgilendiren bir meslekle ilgileniyor isen bu konuda yazmak için
malzeme sıkıntı yaşamazsın. Bu konularda yazılacak o kadar çok şey var ki;
konuşmayı azaltır ve oturup yazabilirsem çok güzel ürünler çıkacak eminim…
FK:
Psikolojik tahlil demişken terapi yöntemleri, NLP- Hipnoz, kuantum ve kişisel
gelişim alanlarındaki çalışmalarınıza yoğunlaşmışsınız. Nasıl gidiyor?
2018 yılına kadar psikolojik
danışma ve terapi tekniği olarak konuşma yani psikoterapiyi kullanıyordum. Nu
tarihten sonra insan beyninin yapısı ve işleyişi ile ilgili okumalar yapınca bu
alana var olan ilgim arttı. Beyin temelli terapi tekniklerinde eğitimler aldım.
Hipnoterapi, İmge Terapi, HipnoMediatif Yeniden İşleme Terapisi, NLP, EFT,
Kuantum, Reiki, Alfa BioEnerji, vb. teknikler ile daha çok bilinçdışı ve enerji
alanında çalışmaya başladım. Şu bir gerçek ki insanın bilinçli zihnini
bilgisayarın masaüstü ekranı, bilinçdışını ise hard diski yani hafızası gibi
düşünür isek çalışma sistemimi daha iyi anlatabilirim. Masaüstünde yapılan
çalışmalar kalıcı iyi oluş sağlamaz iken hard diske yapılan müdahaleler daha
etkili sonuçlar vermektedir.
İnsan anne karnına düştüğü
andan itibaren kişinin bilinçdışı kayıt tutmaya başlar. Annenin yediği, içtiği,
mutluluğu, üzüntüsü, vb. her şey doğmadan bilinçdışına kayıt edilmeye devam
eder. Özellikle 0-6 yaş arasında kayıtlar filtresiz şekilde çocuğun beynine
işler. 6 yaşından sonra çocuk sorgulamaya başlar ve filtreler aktif olur. Lakin
6 yaşına kadar olan olmuştur ve sonraki süreçte farkında olunmadığı için telafi
edilemez. Freud insanların 0-6 yaş arasında sonraki yaşantının temelinin
atıldığını sonrasında bunun çok değişmeyeceğini söyler. Yine bizim atasözümüzde
“Kişi Yedisinde Ney ise Yetmişinde Odur.” Diyerek benzer anlamı dite
etmektedir. Hatta “Can Çıkar Huy Çıkmaz” atasözü ile bu kanıyı
desteklemektedir. Ben de 2012 yılına kadar böyle düşünüyordum. 2012 Temmuzunda
kişisel ve sosyal gelişim alanında eğitimler almaya başladım. Özellikle beyin
temelli eğitimlerle bakış açım değişmeye başladı. 2018 yılındaki okumalarımla
insan davranışında genetiğin değil epigenetiğin daha etkili olduğuna yönelik
farkındalıklarım arttı. İnsan çevresel etkileşim ile yaşamda değişebildiğine
yönelik çalışmalar hakkında okumlar ve eğitimler aldım. BU etkileşimi
sağlamanın en önemli yolunun İmajinasyon yani canlandırma olduğunu bununda
hipnoterapi benzeri tekniklerle kullanabileceğini öğrendim. Şuan danışanlarımın
bireysel ya da çift seanslarında bu teknikleri etkili olarak kullanmaktayım. Bu
uygulamalarla kalıcı ve hızlı sonuçlar almaktayım.
FK:
Eğitimlerinizin esaslarını duymaktan onur duyduğumu belirtmek isterim. Bir
yazar ve psikolojik danışman olarak son zaman da yaşanan olaylar hakkında (
okul baskını ve ölümler) Düşünceleriniz nelerdir?
İnsanlık zor günlerden geçiyor
daha da zor günlerden geçeceğiz. Bu süreçte psikolojik sağlamlığı olan insanlar
daha az etkilenecektir. Okul baskını tarzındaki olayların ülkemizde de
olacağını tahmin ediyordum. Lakin bu kadar yakınımdaki olabileceğini hiç
düşünmemiştim. Olay evime çok yakın bir okulda oldu. Herkes gibi bizde ailece
çok etkilendik. Ben olayın olduğu saatler de Osmaniye Belediyesi 8. Kitap
Fuarında söyleşimi yaptım. Vatan Ortaokulunda 8. Sınıf Öğrenci ve Velilerine
seminer veriyordum. Tevafuk ki olayın olduğu saatlerde Velilere “Öğrenci
Davranışları ve Başarısında Anne ve Baba yani Ailenin etkisinin önemini”
anlatıyordum. Eşim 2-3 kez arayınca telefonu ters çevirdim ve seminere devam
ettim. Seminer bittiğinde yaklaşık 50 aramayı görünce şaşkın şaşkın bakarken
semineri organize eden Muhammed BEKAR hocam durumdan bahsedince panikleyerek
önce eşimi aradım. Kendinin ve çocukların iyi olduğunu ve çocukları eve
getirdiğini söyleyince rahatladım. Lakin gelen çelişkili bilgiler nedeniyle
fuar alanında fazla durmadan Kahramanmaraş’a dönüş yaptım. Lakin bu konu ilgili
ne yazabildim ne konuşabildim. Arkadaşım çocuğu da bu olayda şehit olmuştu.
Ancak 15 gün sonrasında yazmaya başladım lakin hala bu konuyu konuşamıyorum.
Bu konuda Kahramanmaraş Manşet
Gazetesine köşe yazısı yazdım. O yazıda da vurguladığım gibi sağlıklı bireyler
için sağlıklı anne ve babalara ihtiyaç var. Aile danışmanlığı seanslarında
görüyoruz anne ve babalar birbirini idare edip eş olamaz iken çocuk yapıyorlar.
Sonrada roller karışıyor. Eş olamayanlardan sağlıklı anne ve babalık
bekliyoruz. Sağlıksız anne babaların yetiştirdiği problemli çocuklar iyi anne
babaların yetiştirdiği güzellikleri katlediyor.
FK:
Sosyolojik çökmenin durmasını umut ediyoruz. Peki son olarak okurlarınıza,
danışanlarınıza neler söylemek istersiniz?
Necip Fazıl KISAKÜREK Üstadın
dediği gibi “İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya…” su gibi akmaya devam
edeceğiz. Aktığımız sürece kir tutmayız. Işıl ışıl olur. Çevremize ışığımızı
yansıtırız.
Bu akış halinde bol bol
okuyacağız, yazacağız, duygu ve düşüncelerimiz güzel sözlerle ifade edeceğiz
ki; iyi olacağız, iyi kalacağız ve çevremizi iyi edeceğiz.