Lütfi Bilir’in Sen gittin ya adlı şiir kitabı; aşkın, ayrılığın, özlemin ve yalnızlığın izini sürerken insanın hayata, sevdaya ve kendine dair sorgulamalarını da şiirin güçlü diliyle okuyucuya taşıyor. Kitapta kimi zaman bir sevgilinin ardından duyulan derin hasret, kimi zaman hayatın acılarına karşı yükselen bir itiraz, kimi zaman da insanı insan yapan merhamet ve sevgi öne çıkıyor.
“Kim demiş ki yalnızım / sen varken içimde.”
Şair; doğadan, aşktan, inançtan, aileden ve toplumsal hafızadan beslenerek farklı duyguların kapısını aralıyor. Deprem acısından çocuklara, adaletten savaşlara, hoşgörüden insan sevgisine kadar uzanan şiirler, kitabı yalnızca bireysel bir aşk anlatısı olmaktan çıkarıp insanın ortak yaralarına dokunan bir esere dönüştürüyor.
1956 Kahramanmaraş doğumlu Lütfi Bilir, mühendislik eğitiminin ardından uzun yıllar devlet kurumunda çalışmış ve 2007 yılında emekli olmuştur. Şiir ve öyküleri çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlanan Bilir’in eserleri farklı dillere de çevrilmiştir. Sen gittin ya, yazarın şiir yolculuğundaki eserlerinden biridir.
İçerikten öne çıkarılabilecek etkileyici sözler
Bunlar doğrudan kitabın içinden, tanıtımda kullanılabilecek güçlü bölümler:
“Kim demiş ki yalnızım / sen varken içimde.”
“Aşk denilen zenginliğin / zekâtıymış acılar.”
“Ölümlülere verilmiş / en büyük ödüldür; / SEVMEK.”
“Sevmek ibadet / selam vermek ibadet / bir çocuğu sevindirmek / bir hastayı ziyaret etmek / gülümsemek ibadet.”
“Sanattır / ölümsüzlüğün simyası. / Sanatçı gitmiş olsa da / sanatında atar nabzı.”
“Gölgeler eşitliyor insanları. / Kara derili de / beyaz derili de olsa / gölgeleri aynı.”