ARDA, DUR OĞLUM!
“Arda, dur oğlum!” Kaç kez söylendi bu cümle… Kaç kez bir annenin yorgunluğuna, endişesine, çaresizliğine ve umuduna eşlik etti?
Badiye Taytekin’in yaşanmışlıklarından yola çıkan Arda, Dur Oğlum!, bir ailenin DEHB yolculuğunu samimi ve çarpıcı bir dille anlatırken, terapist Dilara Katırcıoğlu’nun mesleki değerlendirmeleriyle bu hikâyeye farklı bir pencere açıyor.
Bir çocuğun neden “duramadığını”, neden dikkatini sürdüremediğini, neden bazı günlük yaşam becerilerinde zorlandığını anlamaya çalışan bir annenin yıllar süren mücadelesi; DEHB’yi tanımaya, anlamaya ve çocuklara farklı bir gözle bakmaya uzanan bir yolculuğa dönüşüyor.
Kitap; DEHB’nin belirtilerinden tanı ve tedavi sürecine, ebeveyn eğitiminden ergoterapiye, duyusal düzenlemeden okul hayatına, ödevlerden günlük yaşam stratejilerine kadar pek çok konuyu gerçek bir aile hikâyesinin içinden ele alıyor.
Bu kitap yalnızca DEHB’li çocukların ailelerine değil; çocukları daha iyi anlamak, davranışların ardındaki ihtiyaçları görmek ve “yaramazlık” olarak görülen bazı davranışlara başka bir gözle bakmak isteyen herkese sesleniyor.
Çünkü bazen çocuğu değiştirmeye çalışmadan önce onu anlamak gerekir.
Arda’nın hikâyesi, aslında birçok ailenin hikâyesi olabilir.
✨ Kitabın içinden sözler
- “Sen hiçbir zaman düzeltilmesi gereken bir çocuk değildin; yalnızca anlaşılmaya, yön gösterilmeye ve olduğun hâlinle sevilmeye ihtiyacın vardı.”
- “Bu çocuğun şu anda neye ihtiyacı var?”
- “Bazen bir çocuk, en çok sevildiği yerde büyür; bazen de bir babanın sabrında.”
- “Bazen öğrenme tam olarak böyle gerçekleşir: Yetişkin önce çocuğun yanında yapar, sonra çocukla birlikte yapar ve zamanla sorumluluğun bir bölümünü çocuğa bırakır.”
- “Bazen yavaş ilerlemek geride kalmak değildir; çocuğun hızına uyum sağlamaktır.”
- “Birbirimizden vazgeçmedik.”