Vakti Kadar, hayatın içindeki küçük ayrıntılardan büyük hakikatlere ulaşmaya çalışan; sabır, şükür, tevekkül, merhamet, iyilik, ölüm, fanilik ve Allah’a bağlılık gibi temaları merkeze alan düşündürücü bir eser.
Kitapta zeytin çekirdeğinden serçeye, karıncadan dut ağacına, ihtiyar bir ceviz ağacından bir dedenin sandalyesine kadar pek çok unsur birer hikmet vesilesine dönüşüyor. Yazar, günlük hayatın sıradan görünen manzaralarından hareketle okuyucuyu “bakmak” ile “görmek” arasındaki farkı düşünmeye davet ediyor.
Eserde yalnızca bireysel hayatın meseleleri değil, geçmiş kavimlerin kıssalarından Hz. Muhammed’e (s.a.v.), Hz. Dâvûd’dan (a.s.) Hz. Zeynelâbidîn’e kadar uzanan anlatılar üzerinden iman, kulluk, adalet, helal kazanç, iyilik ve tevekkül gibi değerler de ele alınıyor.
Bünyamin Uzungündeş, bu eserinde okuyucuya kesin cevaplar vermekten çok, hayatın akışı içerisinde durup düşünmenin kapısını aralıyor. Özellikle kitabın adında da karşılığını bulan “vakit” düşüncesi eserin ana damarlarından biri: Her şeyin hemen gerçekleşmediği, bazı güzelliklerin sabırla beklemeyi gerektirdiği ve insanın kendi zamanlamasıyla ilahî takdir arasındaki farkı anlaması gerektiği vurgulanıyor.
Vakti Kadar, bu yönüyle yalnızca okunup geçilecek hikâyelerden değil; bazı sayfalarında insanı kendi hayatına, seçimlerine ve geride bırakacağı izlere yeniden bakmaya çağıran bir eser olarak öne çıkıyor.
Kitaptan sözler
“Ben karanlığı görüyordum, Sen orada köklerimi hazırlıyordun.”
“Vakti gelmeden meyve olgunlaşmaz. Vakti gelmeden çekirdek filizlenmez. Vakti gelmeden bahar gelmez.”
“Bakmak başka, görmek başkadır.”
“Dünya bir duraktır; insan ise yolcu… Vakti gelen yoluna devam eder.”
“İnsan giderdi… Ama yaptığı iyilik bazen ondan çok daha uzun yaşardı.”
“Bu yüzden umut varsa yol da vardır.”